Teknolojiye “Zam”

Geçtiğimiz günlerde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi teknolojik ürünlere (tablet-bilgisayar-cep telefonu-televizyon vb..) şu anki vergilere artı bir ek verginin yolda olduğunu; 1 ay içerisinde bu “Ek Vergi” nin hayata geçirileceğini, Ayrıca kimya grubu ürünlere de ek vergi çalışması içerisinde olduklarını söyledi.(Haber için bkz.) Vergi; devlet mekanizmasının işleyebilmesi için en önemli gelir kaynaklarından birisi. Tabi ki devletler…

Devamını Oku

Aras Kargo; beyin okumaya mı başladınız?

“Hizmette sınır yok..Aras Kargo artık personeline verdiği eğitimler neticesinde beyin okumaya ve müşterileri adına kargo kabul etmeme veya geri iade etme kararlarını vermeye muktedir hale gelmiş durumda.. Gerçekten tebrik ediyorum. Büyük başarı…”   25 Haziran 2015 tarihinde internetten satın aldığım “Driclor” isimli tıbbi bir ürün, Antalya’dan tarafıma Aras Kargo ile kargolandı. 3-4 gün sonra “Kargo Takip”…

Devamını Oku

Basit kararlar fark yaratır.. Çok çalışan başarır.

Öğretmenlik mesleğinin hammaddesi insan olunca mesleki yoğunlaşmayı hep insanlara yönelik tutuyorum. Başarının kriterleri herkese ve her topluma göre değişse de ortada tüm toplumun takdir ettiği bir durum söz konusu ise bu realitenin ortaya çıkışını incelemeye, başarıya giden yolun rotasını oluşturmaya, ilham almaya, yön bulmaya çalışıyorum. Bir süredir TEDx İstanbul konuşmacılarının youtube daki videolarını izliyorum. Ramazanda…

Devamını Oku

Babanın Adı Ne? — Don Corleone.. :-)

Apple ın İphone lardaki Siri isimli uygulamaya Türkçe desteği getirmesinden sonra herkes Siri yi teste tabi tuttu ama sanırım böyle zor bir testi kimse yapmamıştı.. En küçük oğlum Yavuz Erim bey’in Siri ile inatlaşması muhteşemdi.. Siri’nin “-babanın adı ne?” diye her soruşunda oğlumun “-Don Corleone” demesini beklerken maalesef hayatın acı gerçekleriyle… “-baba” diyen bir oğlanla yüz…

Devamını Oku

Türk Hamamlarındaki Suyun Kaldırma Kuvveti

Bloğumun kapsamını teknoloji bloğu olarak belirlerken, etrafımdaki herkes kutu açılışı veya test videosu çekmemi bekliyor haldeydi ama (ben de niyetli değildim dersem yalan olur…   ) ben bloğumun temelini “ülkem ve teknoloji” ilişkisi doğrultusunda kaydırmamın bir vatandaşlık görevi olduğuna inanıyorum. (Ayrıca her yeni ürünü tedarik edecek ve bana denemem için sunacak bir sponsorum da yok..gerçekler çok acı..)…

Devamını Oku

İnsan nankördür…kendine ağlar

Yaklaşık 2-3 hafta önce sevdiğim bir abim ile ölüm üzerine sohbet ederken  “-Cenazelerde ağlayan insanlar ölenin haline değil onsuz hayatını düşünerek esasen kendine ağlar” (R.E.) diye bir cümle sarf etti. O günden beri düşünüyorum.. ne kadar da doğru bir cümle. Ölen adamın işi bitmiş gitmiş..Rabbinin huzurunda zamandan ve mekandan sıyrılıp boyutlarını detaylarıyla bilemediğimiz bir hayata adım atmış…

Devamını Oku

2004 yılında keşfettiğim Microsoft Flight Simulator sayesinde gerçekleşmeyen en büyük hayalimi bir nebze de olsa sanal olarak gerçekleştirme imkanı bulabilmiştim. Toplamda yıllarca sanal pilotluk yaptım..yüzlerce saat online pilotluk ve uçuş tecrübem oldu. İşte bu video da o uçuşlardan birine ait. Pek profesyonel bir video düzenlemesine sahip olmasa da benim sevdiğim ve uçmaktan hoşlandığım rotalardan bir tanesiydi. Hala zaman zaman “-bugün bir İstanbul-Trabzon uçsam mı?” desem de; kod yazmaktan-çocuklarla ve hayatın sorumluluklarıyla ilgilenmekten uzuuuuuuun bir süredir zaman bulup uçamıyorum. İnşallah cennete gidebilirsem rabbimden ilk isteyeceğim şey bir Boeing olacak..orada bol bol uçarım artık.. :-):-):-)

Evlat..ciğer demekmiş

Hani derler ya..”-Baba ol da anlarsın” diye… baba olmak hakikaten anlamakmış.

Canından bir parçaya can olmayı…

Minicik ellerin büyüdüğüne şahit olmayı..

Geleceğe dair umutların yeşerdiğini görmeyi..

Umud” un vücut bulmuş halini…

İçten içe yıkılsan..kan ağlasan da onlar için  “Dağ gibi” dimdik durmayı…

Kendinden vazgeçip yanıp kül olmayı…

Boğazından geçen her lokmadan önce evladı düşünmeyi…

En ufak hastalığında bile “-Allah’ım acısını-ağrısını ondan al da bana ver” diye dua edebilmeyi…

Seni taklit eden-örnek alan o minicik papağanın büyüyüp adam oluşunu izlemeyi…

Seni gerçekten seven ve sana gerçekten ihtiyaç duyan bir varlığın mevcudiyetini…..anlamakmış.

Kuzularım!.. iyi ki varsınız..Şükürler olsun sizi bana veren Allah’a…

Benim ciğerimin 3 köşesi yavrularım..bahtınız da tahtınız da altından olsun….Allah cümle Ümmet-i Muhammed’in evladıyla beraber sizleri de esirgesin-korusun-bağışlasın.

Umarım büyüdüğünüze şahit olduğum gibi büyük büyük meslekler sahibi kocaman adamlar olduğunuza da tanıklık etmeyi Allah bana hayırlısı ile nasip eder.

Sizi çok seviyorum.

IMG_0382

Uçak uçuyor.. :-)

Geçen haftasonu kardeşimle beraber Konya-Açık Oto Pazarındayken (Havalimanına çok yakındır) o muazzam motor sesini ve devasa gövdenin yere doğru alçalmasını görünce dayanamadım videoya çektim. (İstanbul-Konya seferini yapan THY nın 11:00 kalkışlı uçağı)

Bloğumun “Hakkımda” bölümünü okuyanlara garip gelmeyecektir. Balkondan aşağı bakarken başı dönen ben..uçaklara ve uçmaya acayip meraklıyım. Teknolojinin son çıtası olan Uzay’ın 1 tık aşağısında yer alan Uçak Teknolojisi ve Dünyayı yaratanın gözlerinden görebilme ayrıcalığı gerçekten muazzam bir his.

Ne zaman bir uçak sesi duysam işi-gücü bırakır onun narin bir kuğu gibi bulutların arasından süzülmesini seyreder; kendimce yorum yaparım. Herhalde şu an yaklaşma checklistleri ayarlanmıştır..HISAR-SEHIR-ROLAT bacakları takibiyle ILS 36R yaklaşması ile inerler..yok yok rüzgar 360 dan 10 knot..olsa olsa 01 pistine inerler diye fikir yürütürüm.

5540769387ca9c42010e5ec5

 

Daha nasıl bir bağımlı olduğumu anlamadıysanız anlatayım; her uçağa binişimde pilotlardan biri veya ikisinin de hastalanması ve kabin amirinin endişe içerisinde yolculara doğru “-İçinizde uçak kullanmayı bilen var mı?” diyen sorusuna karşılık mağrur ve gururlu bir şekilde el kaldırıp “-Ben varım!..” diyerek kokpite kurulmayı ve ardımdaki 156 yolcuyu güven içerisinde yere indirerek “Halkın Kahramanı” olmayı hayal ederek dua ederim.

O yüzden siz siz olun benimle aynı uçağa binmeyin… :-)

Taş Gibi “Kul Hakkı”

 

Geçtiğimiz haftasonu ortanca oğlumun aşırı ısrarı sonucu pikniğe gitmeye karar verdik. Konya arazi yapısı sebebiyle çöl biçimli bir yer olduğundan gidilebilecek yakın ve nadir mesire yerlerinden biri olan Kozağaç Piknik Alanını’nı tercih ettik.

Piknikte üzüldüğümüz bazı şeyler olsa da… mesela yere örtü serip oturduğu halde 25 metre uzağındaki masaya kimseyi oturtmamak için üzerine eşya koyan ve “oraya oturma bilader..bizim orası!” dediği halde piknik boyunca 1 defa dahi masayı kullanmayan hemşehrilerimle aynı oksijeni solumaktan duyduğum gurur artmış olarak inanılmaz bir şekilde boş bir masa bulabildik ve heyecanla pikniğimizi yaptık. Toparlanmamıza yakın tacizini bitiren köpeklerden; arılardan ve bilimum canlılardan sonra trafik kazasında “özürlü” durumuna düştüğünü belirten bir vatandaşın sürdüğü tekerlekli sandalyeye yüklenmiş bir çekirdek arabası ile gezen ve satış yapan bir vatandaşın tacizi başladı.

Vatandaşların çoğunun asgari ücretle geçinmeyi becerdiği halde 2000-3000 TL maaş alanların neden geçinemediğini anlamadığını da söyledikten sonra her ne kadar beni sinirlendirmiş olsa da ( ki ben o maaşı alabilmek için yıllarca okullarda-gurbetlerde yarı aç sürünerek meslek sahibi oldum–kimse bana bağ bağışlamadı..elhamdülillah alnımın terini yiyorum!) duygu sömürüsüne dayanamayan eşim bu şahsın sattığı çekirdeklerden 2 paket almayı tercih etti.

thumb_IMG_0700_1024

Tamam her şeyi atlattık ve unuttuk…hadi çekirdek yiyelim kısmına gelip de paketleri açtığımız anda karşımıza çıkan tablo 150 gr lık paketin içerisinden çıkan orta büyüklükte bir “meteor” :-) parçası ile beraber bir miktar çekirdekti.

IMG_0701

Bu pakette bir yanlışlık olmuştur hadi öbür paketi açalım dediğimizde aynı göktaşının diğer pakete de düştüğünü görerek hemen bir piyango bayisi aramaya başladık. Çünkü her iki pakette de koca koca iki tane taşın bize denk gelmesi ya suistimali ya da bulunmaz bir şansı işaret ediyordu.

"Göktaşı" nın büyüklüğünü buradan anlayın :-)

“Göktaşı” nın büyüklüğünü buradan anlayın :-)

Şaka bir tarafa insanların kafa dinlemek için kaçtığı piknik alanlarını hem duygu sömürüsü için kullanacaksın..hem de parasını aldığın vatandaşlara çekirdekli taş satacaksın..sonra bana ekonomi ve ev geçindirme dersi verirken bir yandan da “-Allah rızası..”–“-Peygamber sevgisi” nden nutuklar atacaksın.

Bizi aldatan bizden değildir diyen Peygamberime bak!….bir de onun ve yaradanımın ismini kullanarak sömürü yapıp beni kandırarak paramı alan ümmete bak…

Diyorum ya…mesaj (Kuran) apaçık ve anlaşılır..ama muhatabı olan insanlar ne yapıp ediyor..yanlış anlamak veya anlamamak için her çareyi deniyor…

Hakkımı helal etmek mi…… “Bana vekil olarak Allah yeter..” O’nunla görüşsünler….

Bp3Bgd3IgAAp-Sq.jpg-large